Eski Semtime Ziyaret

Eski Semtime Ziyaret

Gün karaydı. Sessizce yolda ilerliyordum. Garip bir his içimi kaplamış; ne olduğu konusun da umarsızca davranarak sokaklara bakıyordum. Herkes nasıl da birbirine anlamsız ve itici davranıyordu. Nasıl da herkes yan yana yürürken aslında birbirinden bu kadar haberi yoktu ? Senelerdir geçtiğim bu yollar sanki birbirine yabancı yerler haline gelmişti. Uzun süredir aslında bu şehri terkedip gitme konusunda kendime savaş ilan etmiştim. Gitmem elbette ki gerekiyordu. Çünkü ben bu amansız yer de çok tuhaf bir adamın, biraz serzenişli ve biraz da ahmak hislerine kapılmıştım. Böyle bir olay için terkettiğim yer, bana şimdiler de alışılagelmişin dışında bir yaşam alanı gibi geliyordu. Bir zamanlar yaşadığınız yerin, bu denli değişmesi; size değişik gelirdi eminim. Sokak boyu yürüdüm. Esnaflar, komşular herkes değişmişti. Tanıdık bir sima bulabilmek adına çok uğraştım; ama tanıdık bir sima bulamadım. Tanıdığım biri ile oturup, eskileri yad etmek istiyordum. Nafile. Kimseler yoktu. Ufak bir otele gittim. Yarın olduğu vakit; tekrar çarşıya iner tanıdık birilerini ararım diye düşündüm. Gece güzel bir uyku çektim. Sabaha çarşıya indiğimde; esnafların birinde bir adam gördüm. Bir anda göz göze geldik. Beni tanır gibi oldu. Ben de onu tanır gibi oldum; ama çıkaramadım. Yaklaştım ve ona kim olduğunu sordum. Babamın arkadaşı olan Mithat Efendi çıktı. Hemen elini öptüm. Benim oradan ayrılmama ve gurbet ellere gitmeme en çok üzülenlerden biriydi. Kendisine çay ısmarladım. Sohbet etme imkanımız oldu. Mithat Efendi bana buraların artık eskisi gibi olmadığını çok şeyin değiştiğini söyledi.

Ben direk O’nu sordum. Uğruna buraları terkettim adamı.. Bana onun öldüğünü söyledi. Mezarına gittim. Çok şaşkındım. Kendime inanamıyordum; çünkü ağlıyordum. Ancak bu gözyaşları kendi hayatımı biraz da değiştirişimin ve yanmışlığın hüznünden kaynaklıydı. Geri döndüğümüz de Mithat Efendi bana bir de O’nun çocuklarını ve eşini gösterdi. Kendimi çok garip hissetmiştim. İçimden ”VAY BEE!” dedim.

Mithat Efendi’nin elini öptükten sonra onu uğurladım. Sonra ise otelime giderek; eşyalarımı toparladım. Buradan artık gitmeliydim. Çünkü burası eskiden olduğu gibi, benim semtim değildi. Döndüm.. Baktım.. Baktım… ve bir daha bakmamak üzere AYRILDIM…

İpek KANDEMİR

Hayat KESİTLERİ & Anılar

Konu yazarı

Yorum Yok

Yorum Bırak